Küçük yerlerin en güzel tarafı nedir diye sorarsanız, bence insanların birbirini tanımasıdır. Sokakta yürürken selamlaşmalar, birini görünce hafifçe baş eğmeler, tanımasak da tanıdık gelen o bakışlar… Eski Bursa biraz öyleydi benim için. Heykel turlarında şehrin arka bahçesinde dolaşıyor gibi hissederdik. Her köşesi tanıdık, her taşında bir iz. Bugün bahçede otururken karıncalar takıldı gözüme. Sık sık […]
Yeni Türkü, bir şarkısında “Neresi sıla bize, neresi gurbet?” diye soruyor ya, ben artık biliyorum: İnsan, kendisiyle tam anlamıyla buluşabildiği her yerde, küçücük bir tohumdan yepyeni bir bahçe yaratabilir. O bahçe gurbette yarattığı sılası olur. 17 Mayıs akşamı, Anvers’teki MoMu Moda Müzesi’nde işte böyle bir bahçe çiçek açtı. Belçika’da yaşayan Türk kadınları, geçen Eylül’den bu […]
Bu sabah gözlerimi açtığımda, kafamın içinde Ebru Gündeş’in şarkısı çalıyordu: “Bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm?” Dışarıya baktım. Bahçede her şey yerli yerinde. Geçen hafta yağmurdan sonra kelebek gibi açan Süsen çiçeği yine orada.. Yeni çiçeklerin habercisi tomurcuklar, rüzgârda salınan yapraklar… Ama bir şey daha vardı. Bir çiçek yapraklarını içine kapatmış… Anladım ki Süsen […]
Dersim’de toprağa bastım birkaç hafta önce.Ama orası öyle düz, uysal bir toprak değil. İsyan ediyor… Sürekli kayan yamaçlar, coşkuyla akan sular.. Kayalar, zamanın ağırlığıyla yuvarlanıyor dağlardan. Sanki her taş, geçmişin bir parçasını fırlatıyor aşağıya. Dersim, doğası gereği içine kapanık bir yer. Ama bu kapanıklık, bir daralma değil, bir derinlik. İçine gömüldükçe seni içine çeken bir […]
Bu hafta sonu Brüksel’de önemli bir açılış vardı. Villa Canapé’de sanat, doğa ve nostalji bir araya geldi. Bahçeler tablo gibi olmak zorunda değil diyerek yola çıkan sergi, doğanın kendiliğindenliğini ve yaşam alanlarındaki zamanın izlerini vurguluyordu. Villa Canapé’nin bahçesi, yalnızca bir mekân değil, bir hatıranın yankısı gibi… Yeni filizlenen başlangıçlar, burada geçmişin kokularını da beraberinde getiriyor. Açılış haftasında seçilen Tozlu Bahçe teması, […]
Ferdi Tayfur’un ölüm haberiyle karşılaştık geçtiğimiz günlerde. Tam da o aralar Durdurun Dünyayı şarkısı dönüyordu kafamda. Haberlerde işgaller, katliamlar, tecavüzler, kurnazlıklar.. Ve de bunları normalleştirmeye çalışan bir düzen, düzenin başındakiler.. Hırs denilen şeyin yaptırdıklarını görünce dünya durmasa da insanlıktan kaçmak istedim. Dün de yönetmen David Lynch’in ölüm haberini okuduk. Absürd sanatta ‘Lynchian’ denilen bir tarz […]
Yüz yıllık yalnızlık.. Gabriel García Márquez’in bu kitabını uzun yıllar önce okudum. Okuduğumda büyülü bir dünyada hissetmiştim kendimi. Aklımda kalan ise gözleri görmeyen, ama evin içinde sanki her noktayı görüyor gibi hareket eden, arada toprak yiyen yaşlı bir kadın. Kafamda canlanan ev sanki içinde yaşamışım gibi aklımda. Kitabın Netflix’te dizi film olarak yer aldığını öğrenince hemen o dünyaya daldım. Hayalle gerçeğin bir […]
Bir süredir seksenli yıllarda Amerika’da çok popüler olan The Golden Girls dizisini izliyorum. Pusulanın dört farklı yönü gibi farklı karakterlerde olan, ama aynı evi paylaşan orta yaşlı dört kadının hayatı. Blanche özgür ruhlu olanı, Rose hafif safça, Dorothy ayakları yere basan ve onun hiciv ustası annesi. Ancak yedinci sezondan sonra Dorothy diziden ayrılıyor. The Golden […]
Şarkı sözleri nasıl da etkiliyor insanı değil mi? Her hecesi bir nota olup nasıl da ruhumuzun derinlerine iniyor!.. Her kelimesiyle duygularımız nasıl da nehir olup coşuyor… Sertab Erener’in söylediği Lal’da olduğu gibi: Bir bulut olsam, Yüklenip yağsam, Dökülsem damla damla toprağıma… Ben de bindim bulutlara, hadi dedim memlekette sonbahar.. Yapraklar dökülmeden git dokun ağaçlara. Hem “Eylülde gel” demiyor muydu gençlik şarkımız? Sonra yağmurla düştüm Gazcılar […]
Aşk acısı çekiyorum dedi. Hiç bir şeye konsantre olamıyorum… Aç gazeteyi bak diyesim geldi. Ne acılar var.. Ama acılar, dertler karşılaştırılamıyor, o da haklı. Anlıyorum desem? Ne kadar uzakta kaldı aşk acıları. Yoksa başka acıların gölgesinde mi kayboldu? Sonra, galiba hüznü kabullenmek gerek dedi. Ve öyle yaşamak. Kalbinin hani hafif sızlaması gibi. Belki de o sızı sana aşkı […]