Bursa.Com Kategorisindeki Yazılar...

Gölgedeki duygular

Gölge ile ilgili ne çok şey söylendi, yazıldı. Ama insanın kendisi var olduğu sürece gölgesi de var. Hayatı boyunca yansımaları beraber yaşıyor. Dolayısıyla insanın kendisi kadar, hayat kadar ilgiyi hak ediyor gölgeler de… Çocukluğumdan aklımda kalan şarkı: Gölgesinde mevsimler boyu oturduğumuz, o ağacın altını şimdi hatırlıyor musun? Doğanın simgesi ağaç. Çevre deyince ilk o geliyor […]

18 Temmuz 2020
yuksel_cilingir

Aşk ve ihtiras

“Ne yazsam ne yazsam…”  “Aşk ve ihtiras” dedi. Kolay sanki! “Zor olduğu için yaz” dedi. Çaresiz… Kel adam kel olmakla ilgili yazar mı? Aşka çare olsa kendi kalbime sürerdim… “Doğrusunu sence kim bilir, aşk nedir, nerdedir?” diyordu Ajda Pekkan eskilerde. Sonra, “yaz yaz, bir kenara yaz bütün sözlerimi” der oldu..  Arada?… “Bir günah gibi” mesela..  Bütün […]

18 Temmuz 2020
yuksel_cilingir

Belçika’da koronanın renkleri

Salgın başladığından beri korona önden, biz arkadan gidiyoruz. Biraz toparlandık, biz öndeyiz diye gevşeyince, yine öne geçiverdi.  Durum tavşanla kaplumbağanın hikayesine benziyor. Korona tavşan gibi koşuyor. Aşı bulunmadığı sürece kozlar onun elinde. Bizim de kaplumbağa gibi sabırlı olmamız ve önlemlere sarılmamız gerekiyor. Kabuğumuza çekilerek; evimizde ya da maskenin arkasında. Şu anda tek çare bu görünüyor. […]

30 Haziran 2020
yuksel_cilingir

Vefa

“Gün ışığında yola koyuldum. Elimde kandil, gözümde mendil. Vefa arıyorum…” Vefa… En çok tartıştığımız konulardan birisi. Daha ziyade yokluğunu tartışıyoruz. Vefasızlığı… Senin için saçımı süpürge ettim diyor kadın kocasına. Besle kargayı oysun gözünü diyor bir diğeri. Hep bir vermek ve almak var. Sonra bir çatışma. Çok normal aslında. Dünyaya geliyoruz. Ciciv gibi yumurtadan çıkıp hemen […]

23 Haziran 2020
yuksel_cilingir

Kumrular gibi

Bir kumru.. Bir güvercin türü ama güvercinden farklı..  Balkanlardan havalandı. Geldi Marmara denizinin sahiline kondu. Adı Zeynep.. Yolları dar bir kasabaya, Evreşe.. Türküsü bile vardı: Evreşe yolları dar.. Bazen martılara eşlik etti, bazen dar yollarında seke seke yürüdü kasabanın, kırmızı kiremitli çatılarından seyretti bazen dünyayı. Ama bir tarafı eksikti hep. Bir başka Kumru. O da […]

23 Haziran 2020
yuksel_cilingir

Madalyonun iki yüzü

Bir görünen bir de görünmeyen yüzümüz var. Bazen kendimiz bile görmez oluyoruz. Öyle kaptırıyoruz ki kendimizi!.. İş hayatında mesela, aynı şeyleri yapa yapa hataları görmemeye başlıyor insan. Hata yapmasa bile aynı kalmak yetmiyor bazen.. İşletme körlüğü deniyor. Etkileri, işler kötüye gittiğinde ortaya çıkıyor. Özel hayatta da.. Gördüğümüz bir şeyler bizi bir araya getiriyor. Ama her […]

13 Haziran 2020
yuksel_cilingir

Anneler ağlamasın

Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar demiş eskiler.  Elbette herkes ağlar. Bir kendi canı yandığında, iki sevdiği birisinin… Ama ana çocuğu için ağladığında ikisine de ağlar. Hem çocuğunun acısını içinde hisseder, hem onun üzüntüsünden kendi canı yanar. Ağlamak ilk iletişim aracımız. Dünyaya gelince ilk şaşkınlıkla önce ağlıyoruz. Hatta ağlamazsak tehlike sayılıyor. Ağlayalım ki nefes almaya […]

6 Haziran 2020
yuksel_cilingir

Neyse halım, çıksın falım

Başına gelenlere anlam veremiyordu. Kendi halinde sakin sakin yaşarken, birdenbire milyonların söz ettiği biri olup çıktı. Ne yapsam derken yolu bir falcıya düştü. “Nedir bu halim, ne olacak?” diye sordu. Falcı kartları açmaya başladı. “Sen, birden kabak çiçeği gibi açılmışsın. Oldukça da güçlü bir konuma gelmişsin. Bunu taşımak kolay değildir tabii. Belli ki bir süredir […]

30 Mayıs 2020
yuksel_cilingir

Deli deli kulakları küpeli

Nerede o eski bayramlar derken, hep bugünkü bayramları eleştiriyorduk. Şimdi o da kalmadı. Evde kös kös oturacağız. Allah’ın sopası mı demeli? Ama en azından her halimize şükretmek gerektiğini bir kere daha hatırladık. “Deliye her gün bayram” derler. Şimdi herkes değilse de pek çok insan evinde delirme durumunda.. Delirmek nedir peki? Her mahallenin ya da köyün […]

24 Mayıs 2020
yuksel_cilingir

Çocuktan al haberi

… 18, 19, 20. Önüm, arkam, sağım solum sobe. Saklanmayan ebe…  Saklambaç.. Gözümüzle görmesek de arkadaşlarımızın o anda bir yerlerde olduğunu biliyorduk artık. Görüş alanımızın dışında da bir şeyler olduğunun farkında olacak yaşa gelmiştik.  Daha küçük yaşlarda ise ellerimizle yüzümüzü kapadığımızda görünmez olduğumuzu sanırdık. Sonra “Ce!…” İlk varoluşçuluk deneyimimiz… Ya da birisi elindeki bir şeyi […]

17 Mayıs 2020
yuksel_cilingir