Bursa.Com Kategorisindeki Yazılar...

Yürüyen merdiven yürümezse

Alışmışız bir kere, kapağı yürüyen merdivene attık mı, yukarıya çıkmak ya da aşağıya inmek garanti sayılır. Peki ya artık yürümüyorsa? Size hiç oldu mu? Yürüyen merdivenin çalışmadığını görüyorsunuz; ya arızalı ya da başka bir sebeple duruyor. Ama adımınızı attığınızda vücudunuz yine de öne gidiyor ve sendeliyorsunuz. Aynı şey daha ziyade havaalanlarında bulunan yürüyen bantlarda da […]

22 Aralık 2019
yuksel_cilingir

Karanlık Köşe şiir ve müzik ile buluşuyor

Brüksel’de edebiyat, müzik ve görsel sanatların bir araya geldiği yeni bir etkinlik gerçekleşiyor. Şiir dinletisi, bendir ile solo şarkılar ve fotoğraf sergisinin yer aldığı etkinliğe, Haecht caddesinin kalbinde yer alan Pi-Anno  ev sahipliği yapıyor.  Etkinlik kapsamında;  Kısa süre bir önce Belçika ve Hollanda’da Felemenkçe şiir kitabı yayınlanan Nerkiz Şahin, güne şiir dinletisiyle katılıyor. Bir çok […]

13 Aralık 2019
yuksel_cilingir

Pandora’nın Kutusu

Bütün efsaneler erkekler tarafından yazılınca, elbette bir cinsel ayrımcı tarafı var. Adem peygamberin nefsine yenilme sebebi kadına bağlanmış. Mitolojide de durum farklı değil. Tanrıların tanrısı Zeus, insanları yaratmaktan sorumlu tanrı Prometheus’u, ateşi kendisinden izinsiz insanlara verdiği için cezalandırmak istemiş. Ve bunun için ilk kadın tanrıyı yaratmış; Pandora. Pandora’ya iki hediye vermiş. Bir tanesi meraklılık özelliği, diğeri […]

28 Kasım 2019
yuksel_cilingir

Tahta kurusu

Başını sokacak bir çatı, yuvada hissedecek dört duvar arıyordu. Gençlik Parkı’nın karşısında İtfaiye Meydanı, onun arkasında eski Ankara mahallesi.. Çıkmaz sokak, bir eve çıkardı onu sonunda. Bir bahçeye bakan dört ayrı evin pencerelerinin birinden de o baktı.. Dört bekara bir beşincisi eklenmişti ya, bekarlık sultanlıksa burası da saray olmalı dedi. Bekara, hele öğrenciye ev bulmak […]

24 Kasım 2019
yuksel_cilingir

Akrostiş

Şehirlerin ve insanların buluştuğu en önemli mekanlar kuşkusuz tren istasyonları. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, yapılan en öncelikli işlerden biriydi ülkeyi demir ağlarla örmek.. Sonra epey bir ara verildi. Otomotiv sanayii ve karayolları, öncelikli ulaşım yöntemi oldu. Şimdilerde hızlı tren aracılığıyla  istasyonlar yeniden şehirlerin çekim alanları olmaya başladı. İnsanları buluşturan ve ufkunu açan bir  faaliyet ise […]

24 Kasım 2019
yuksel_cilingir

Hepimizin hayatındaki kız çocuğu

Hepimizin hayatında bir kız çocuğu var aslında. Annemiz.. Onu hep yetişkin biri olarak tanıdık, ama o da zamanında küçük bir kız çocuğuydu. Neler yaşadı, ne hayaller kurdu?.. Hepimizin yanında koca bir ansiklopedi var ya da vardı. Annesini tanımak kısmet olmayanların da hayallerinde… Dünya kız çocukları günü kutlanırken, elbette asıl konu ayrımcılık ve kadının önce çocuk […]

21 Ekim 2019
yuksel_cilingir

Türkçe yazıldığı gibi okunmaz

Türkçe yazıldığı gibi okunmaz! Böyle demişti Kıvanç Nalça, Belçika’da sinema dersine başlarken… Sinemada İstanbul Türkçesi konuşulur.. Aslında sinemada gerçek hayat konuşulur. İnsan konuşur. İnsan hangi toprağın insanıysa onu konuşur. İstanbul Türkiye’de pek çok açıdan egemen yöre olduğu için, şivesi doğru Türkçe’ymiş gibi de bir algı yaratılır. Film çeviriyoruz diye “geleceğim” demeyiz, “gelicem” deriz. Bir veda  […]

21 Ekim 2019
yuksel_cilingir

İnsanlığın ilk kelimesi

Inga..  Bizdeki karşılığı bu. İngilizcede “waah” diye yazılıyor. Ama sadece sese kulak verdiğimizde aynı şeyi söylediğimizi gözlemliyoruz. Okunduğu gibi yazılmıyor gibi bir durum..  Ağlamanın içinde bolca stres hormonu adrenokortikotropikvar. Bedensel olarak acı çektiğimizde ya da duygusal sıkışmışlık yaşadığımızda beyne o sinyal gidiyor. Direnmemizi sağlıyor. Ancak ağlamak bir yandan da çare arayışı.. Zira gözyaşı, endorfin ve […]

21 Eylül 2019
yuksel_cilingir

Salına Salına

Hiçlik… Tarif edilebilir mi? Nerededir? Durağan mıdır?  Bir kader çizgimiz var aslında. Ana yol gibi.. Bir de yanlara giden yollar, ya da yanlardan gelen.. Bazen biz meraktan giriyoruz o yollara, bazen bir şeyler bizi çekiyor. Ondan sonrası karışık. Bazan de bişeyler gelip bize tosluyor. Bulunduğumuz yerde savruluyoruz, duraksıyoruz.  Ana yol desek de… Hani yol sorunca […]

12 Eylül 2019
yuksel_cilingir

İnsanat bahçelerinden günümüze İnsanbilim

Sömürge ve yağmacılığın meşru sayıldığı zamanlarda, işgalciler gittikleri yerlerde herşeyi kendi hakları gördüler. Doğal kaynaklar, işlenmiş ürünler… Ve de en kötüsü insanlar… Çaldılar, sattılar… Nice insanın kabusu oldular, yaşamlarını ellerinden aldılar. Bazıları buraları ülkelerinin uzantısı olarak gördüğü için, ya da bir araştırma anlamı katmak adına, getirdikleri ganimetin arasına insanları da katarak sergilediler. Üstelik çok uzak […]